Kırklareli sınırları içinde planlanan ve 52 rüzgar türbini kurulmasını öngören yenilenebilir enerji santrali projesi, mahkeme sürecinin ardından 2009/7 sayılı genelge kapsamında ÇED olumlu kararı alarak bir aşamayı daha geçti. Şirket tarafından hazırlanan rapora göre proje alanında yapılacak çalışmalar nedeniyle toplam 36 bin 903 ağacın kesilmesi bekleniyor. Bu sayı bölgedeki doğal dokunun ve mevcut orman örtüsünün önemli ölçüde değişeceğine işaret ediyor.
Projeden etkilenecek alan yalnızca ormanlarla sınırlı kalmıyor; tarımsal araziler, ekosistem bağlantı koridorları ve yerel habitatlar da doğrudan risk altında. Ağaçların kesilmesiyle birlikte toprağın yapısal bütünlüğü, su tutma kapasitesi ve erozyon direnci azalabilir; bunlar hem doğal yaşam hem de çevre güvenliği açısından kritik sonuçlar doğurabilir. Türbinlerin inşası ve ulaşım yollarının açılması, flora ve fauna üzerinde ek baskılar yaratacak, kuş ve yarasa gibi uçucu türlerin göç ve beslenme alışkanlıklarını bozabilir.
Şirket raporu önlemler ve telafi edici çalışmalar sunduğunu belirtiyor olsa da uzmanlar ve çevre savunucuları bu önerilerin uygulamada yeterli olmayabileceğini vurguluyor. Bölge halkı ve sivil toplum temsilcileri, karar alma süreçlerinde daha fazla şeffaflık ve etki değerlendirmelerine yönelik kapsamlı yeniden inceleme talep ediyor. Uzun vadeli çevresel maliyetlerin, kısa vadeli enerji yatırımı kazanımlarından daha ağır basabileceği endişesi giderek büyüyor.
Alternatif güzergahların, türbin sayısının ve yerleşim düzenlemelerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği görüşü öne çıkıyor. Ayrıca, zarar gören alanların etkin bir şekilde rehabilite edilmesi, yerel ekosistemlerin korunması için yeterli telafi projelerinin tasarlanması ve proje uygulama sürecinde sürekli izleme mekanizmalarının kurulması çözüm önerileri arasında yer alıyor. Kararın uygulanması halinde bölgenin doğa değerleri ve tarımsal üretim üzerindeki etkileri uzun yıllar boyunca takip edilmeli ve gerektiğinde hukuki ve teknik adımlar atılmalı.
